Burun şekilleri ve karakter
Burun yüzün ortasındaki çizgidir; bütün hatları birbirine bağlar. Bir yüze bakarken burnu nadiren ilk fark ederiz, ama onsuz yüzün dengesi kurulmaz. Fizyonomi geleneğinde burun, alından çeneye uzanan ekseni belirleyen orta sestir. Form, sırt çizgisi, kanat genişliği: üçü birlikte bir karakter tonu verir.
Düz burun
Düz burunlar sırt çizgisi pürüzsüz, hafifçe uzun bir hat çizer. Profilden bakıldığında alın ile dudak arasına net bir çizgi koyar. Fizyonomi okumalarında düz burnun tonu çoğunlukla kararlılık etrafında döner: söylediğini düşünüp söyleyen, kolay vazgeçmeyen bir duruş. Ama bu, sertlik anlamına gelmez; kendi içinde oturmuş bir orta sestir.
Düz burun, “konuşmayı bitir, dinleyeyim” diyebilen yüzlerde sık görünür.
Kemerli burun
Kemerli burunlar sırt çizgisinin orta kısmında hafif bir yükseliş taşır. Bu kavis, profilin en hatırda kalan parçası olur. Fizyonomi geleneğinde kemerli burun liderlik gibi sert bir kelimeyle değil, iz bırakma gibi yumuşak bir kelimeyle okunur. Bir kemer, yüzün bir karakter taşıdığını söyler; kendine bir tarz biçtiğini gösterir.
Kemerli burunlar bazı okumalarda bir direnç çağrıştırır. Bu direnç inatçılık değil, kolay yön değiştirmemektir. Aynı yüzde kemer ile yumuşak bir göz birleştiğinde, ton hemen değişir; direnç sıcaklık tarafından dengelenir.
Yumuşak ya da kalkık burun
Yumuşak ya da hafifçe kalkık burunlarda sırt çizgisi kısa, uç hafifçe yukarı dönüktür. Bu burun bir profile çocuksu bir dokunuş katar; ama çocuksu naiflik değildir. Fizyonomi okumalarında bu form çoğunlukla açıklık etrafında konuşur: yeni olana kolay yaklaşan, soru sormaktan çekinmeyen bir tutum.
Kalkık burunlar yüze bir hafiflik verir; ama bu hafiflik bir dağınıklık değil, bir çabukluktur. Bir konuşmada ilk gülen, ama son söyleyen yüzlerde sık görünür.
Geniş ve dar kanat
Burun kanatlarının genişliği, yüzün başka bir tonunu taşır. Geniş kanatlı burunlar yüzü daha toprak, daha sahici gösterir. Fizyonomi geleneğinde geniş kanat sahiplenme ve yere basma etrafında okunur: söze daha sonra giren, ama girdiğinde arkasında duran bir duruş.
Dar kanatlı burunlar ise yüze daha keskin bir hat verir; bakanda bir dikkat uyandırır. İki uçtan birini ötekine yeğlemek gerekmez; her biri yüzün başka bir ipucudur.
Uzunluk ve uç
Burnun uzunluğu yüze bir tempo katar. Uzun burunlar profile bir ağırbaşlılık, bir mesafe verir; fizyonomi okumalarında çoğunlukla bir ölçülülük ve bir sabır tonuyla anılır. Kısa burunlar yüze bir çabukluk, bir canlılık katar; ifadeyi öne çıkarır, yüzü daha hareketli gösterir.
Burun ucu da kendi başına konuşur. Aşağı dönük bir uç profile bir ciddiyet, bir tartma hali verir; yukarı kalkık bir uç ise bir hafiflik, bir açıklık taşır. Düz duran bir uç ikisinin arasında durur ve yüze bir denge katar. Bütün bu ayrıntılar tek tek küçük görünür; ama bir araya geldiğinde burnun orta sesini belirler, o ses de bütün profili ayarlar.
Bir profilin orta sesi
Burun fizyonomi okumasında kendi başına konuşmaz; alın, dudak ve çeneyle birlikte konuşur. Düz bir burun yumuşak bir çeneyle birleştiğinde başka bir ton, kemerli bir burun belirgin bir çeneyle birleştiğinde başka bir ton üretir. Bu yüzden bir yüz okuması hiçbir hatta tek başına ağırlık vermez; her hattı, komşusuyla birlikte okur. Burun, profilin orta sesidir, ama bir koroda yalnız söylemez.